Selamlaşma, teşekkür, özür, öneri ve itiraz gibi günlük konuşmada en çok kullanılan hazır Almanca kalıplar. Bunları ezberlemek, gramer bilgin az olsa bile konuşmanı çok kolaylaştırır. A2 temel seviyedir: günlük hayattaki basit konuşmaları idare edebilirsin.
| Almanca | Türkçe | Tür |
|---|---|---|
| Mir war nicht klar, … | … olduğunu bilmiyordum. | kalıp |
| Mit freundlichen Grüßen | Saygılarımla (resmî yazı sonu) | kalıp |
| Muss das sein? Das ist doch langweilig. | Şart mı? Çok sıkıcı ama. | kalıp |
| Möchten Sie lieber … oder …? | … mı yoksa … mı tercih edersiniz? | kalıp |
| Möchtest du vielleicht mitkommen? | Sen de gelmek ister misin? | kalıp |
| Na gut, meinetwegen. | Peki, nasıl istersen. | kalıp |
| Na so was! | Vay be! / Bak sen! | kalıp |
| Nanu? | Hayırdır? / Aa, o ne? | kalıp |
| Nein, auf keinen Fall! | Hayır, kesinlikle olmaz! | kalıp |
| Nein, danke. Das ist alles. | Hayır, teşekkürler. Hepsi bu. | kalıp |
| Oh je! | Eyvah! / Tüh! | kalıp |
| Oh, das tut mir wirklich leid. | Ah, gerçekten çok üzgünüm. | kalıp |
| Okay, das machen wir. | Tamam, öyle yapalım. | kalıp |
| Die Rechnung, bitte. | Hesap lütfen. | kalıp |
| Sachen auf dem Flohmarkt verkaufen | bit pazarında eşya satmak | kalıp |
| Schade, dass … | Ne yazık ki … | kalıp |
| Schönes Wetter heute! | Bugün hava ne güzel! | kalıp |
| Sehr geehrte Damen und Herren | Sayın Yetkili, (resmî mektup başı) | kalıp |
| Sehr nett, aber da kann ich leider nicht. | Çok naziksin ama o gün maalesef olmuyor. | kalıp |
| Die sind heute im Angebot. | Bunlar bugün indirimde. | kalıp |
| So ein Unsinn! | Ne saçmalık! | kalıp |
| Soll es … oder … sein? | … mı olsun, … mı? | kalıp |
| sich Sorgen machen | endişelenmek, kaygılanmak | kalıp |
| spät dran sein | geç kalmış olmak | kalıp |
| Das steht dir gut. | Bu sana çok yakışmış. | kalıp |
| Stellen Sie eine Lampe auf den Tisch! | Masaya bir lamba koyun! | kalıp |
| Das stimmt (nicht). | Doğru. / Doğru değil. | kalıp |
| Stimmt so. | Üstü kalsın. | kalıp |
| Tolle Stimmung hier! | Burada ortam harika! | kalıp |
| Verzeihen Sie, aber … | Affedersiniz ama … | kalıp |
| Verzeihung! | Pardon! / Özür dilerim! | kalıp |
| Viel Erfolg! | Başarılar! | kalıp |
| Viel Glück! | Bol şans! | kalıp |
| Vielen Dank im Voraus | Şimdiden teşekkürler. | kalıp |
| Vorsicht mit …! | … ile dikkatli ol! | kalıp |
| vorsichtig sein mit … | … konusunda dikkatli olmak | kalıp |
| Wahnsinn! | İnanılmaz! / Müthiş! | kalıp |
| Was darf es sein? | Ne alırsınız? (satıcı) | kalıp |
| Was denkst du? | Sen ne düşünüyorsun? | kalıp |
| Was hältst du davon? | Buna ne dersin? | kalıp |
| Was kann ich Ihnen bringen? | Size ne getireyim? | kalıp |
| Was würdest du mir empfehlen? | Bana ne tavsiye edersin? | kalıp |
| Welche Sportart sollte ich machen? | Hangi sporu yapsam? | kalıp |
| Wie heißt das gleich? | Adı neydi bunun? | kalıp |
| Wie viel darf es sein? | Ne kadar olsun? | kalıp |
| Wie war das gleich? | Neydi o, nasıldı? | kalıp |
| Wie wichtig ist dir das? | Bu senin için ne kadar önemli? | kalıp |
| Wie wäre es mit …? | … nasıl olur? / … ne dersin? | kalıp |
| Wir danken Ihnen für … | … için size teşekkür ederiz. | kalıp |
| Wir wünschen Ihnen … | Size … dileriz. | kalıp |
| Wir würden gern bestellen. | Sipariş vermek istiyoruz. | kalıp |
| Das wird bestimmt toll. | Kesin harika olacak. | kalıp |
| Wirklich? Komisch! | Gerçekten mi? Tuhaf! | kalıp |
| Wisst ihr, was dann passiert ist? | Sonra ne oldu biliyor musunuz? | kalıp |
| Witze erzählen | fıkra anlatmak | kalıp |
| Wo liegt das Problem? | Sorun ne? | kalıp |
| Wollen wir nicht lieber …? | … yapsak daha iyi olmaz mı? | kalıp |
| Wollen wir noch einen Treffpunkt ausmachen? | Bir buluşma yeri kararlaştıralım mı? | kalıp |
| Wollen wir zuerst den Dom besichtigen? | Önce katedrali gezelim mi? | kalıp |
| Zeig mal! | Göster bakalım! | kalıp |
| zum Schluss | en sonunda | kalıp |
| Zusammen oder getrennt? | Birlikte mi, ayrı mı? (hesap) | kalıp |
| überhaupt nicht | hiç, hiç de değil | kalıp |